Geçen hafta Çınar ilk kez önce dolmuşa ardından otobüse bindi. Otobüse gidene kadar ki kısım hariç çok zevkliydi. Çınar kadar onunla beraber otobüse binmekten ben de zevk aldım.
Hava çok sıcaktı ve Çınar durağa gidene kadar her dala kondu, her yerde durdu, herşeye dokundu. Önce izin verdim ama 5 dk'lık yolu 1 saatte gideceğimizi anlayınca kucağıma aldım bir süre.
Sıcakta çooook zor oldu. Bu arada Dijle'nin blogunda yayınlandığı Maria Montessori'nin şu yazısı aklıma geldi. Ne kadar da doğru söylemiş teyzem.
Bazen onların ne istediğimi düşünmeden kendi isteklerimizi onlar için-miş gibi yapıyoruz. Ya da öyle istiyoruz.
Çınar'ın Kuğulu Park'ta kuşlara ve kuğulara bakmaktan zevk alacağını "düşündüğüm ve umduğum" için atladık dolmuşumuza oradan da otobüse, dışarıyı seyrede seyrede, gördüklerimizi tanıya tanıya gittik Kuğulu Park'a.
Güzeldi, kuşlara yem vermekten, kuğuları izlemekten çok hoşlandı ama en çok da minik bir köprünün üstünde ileri-geri 50 kere gidip gelmekten!!..

Tatil dönüşü oyun grubu arkadaşlarımız ve blog annesi biiiir sürü bebişin olduğu bir buluşmaya kısa süreli katıldık ki iyi ki sonuna yetişmişiz.

Geldik hızlıca daldık alemlere. En son da Arda Çınar'ı eve davet etti ve hemmmen damladık oraya.
Çınar, içindeki temizlikçi ruhunu okşayan bir oyuncak buldu hemen. Kendini buldu yine. Playskool'un "bayıldım bayıldım" dediğim elektirikli süpürgesi. Ne şahane bir oyuncak öyle.
Arda Çınar'a kaptırmamak için nice naralar koparsa da sonunda oynadı oğluşum.
Çınar'ın eline aldığı her oyuncak Arda'nın kıskançlık krizlerini coşturdu iyice. Hatta Arda yemek yerken Çınar mama sandalyesine dokundu diye eliyle bağırarak itmeler falan.

1 koltuğa 2 karpuz sığmaya çalıştı ama Arda yine izin vermedi. En sonunda da evde yüzüne bile bakılmayan konuşan köpek kavgası yapıp bir güzel uyudular.
Anlaşılan bundan sonra buluşmalarımız böyle bol kavgalı geçecek.
Olsun büyüdüler ne güzel.... :)
Bu arada geçen sene bu zamanlar ikisinin şu linkteki halini görünce vay beee gözümüzün önünde büyüyorlar, büyüMÜŞLER demeden edemiyorum.
Çok özlemişim o zamanları ama ben...






Şimdi en çok taze toplanmış mis gibi kokulu, minik tarla çileklerini...






















