Tatil demek akşamdan akşama gördüğü babayla çamların altında beraber öğle uykusu uyumak, yerlerde beraber yuvarlanmak, havuzda "Annemle yüzücem" demek, kolluklarla yüzmeyi öğrenmek, akşamları mini diskoda müzikle dans edip yeni figürleri öğrenmek, akşama kadar sudan çıkmamak demek Çınar için.
Evet, Çınar'ın ik gün sürekli sorduğu gibi "Bij neyeye geldik bij?"
4 günlük bir kaçamak yapıp, Antalya'da nadir rastlanacak "makul" sıcaklıkta bir tatil yaptık. Ben çok keyif aldım ama en çok Çınar sevdi tatilimizi.
Yolculuk kısmından itibaren akıllı uslu gitti, orada yemek saatleri dışında bizi hiç üzmedi, dönüşte de arabada dışarıyı seyrede seyrede geldi.
Odadan sabah çıkıp akşam geldik. Öğle uykularımızı çamlık alanda uyuduk. Zaten nerdeyse tüm öğleden sonrayı uyuyarak geçirdi, püfür püfür esen rüzgarın altında.
Akşamları uyku saatinde yatırmadım. Uykularımız da tatil yaptı. Gece 12'ye kadar otelin animasyonlarını seyrettik. Çok ilgisini çekti, müthiş eğlendi.
İzlediği her gösteride "Anneee,bij ne ijliyoyuz?" diye sordu. Bir türlü yüksek müzik eşliğinde sürekli dans eden, atlayıp zıplayan insanlara anlam veremedi. Ama anlıyormuş gibi de izledi.
Çınar biraz kilo verip, biraz esmerliğine esmerlik katıp, dolu dolu eğlenip, uyuyup geldi.
Bu tatilde şunları iyice anlamış oldum:
-O çok iyi bir gözlemci. Bunun sebebi çok temkinli olması. Kendini garantiye almadan hiçbirşey yapmıyor.
Mini diskoda ilk 2 akşam ablaları ve çocukları hiçbirşey yapmadan öylece, ağzı açık izledi. Hatta babası katılmıyor diye üzüldü.
"Bekle" dedim. "Şu anda kayıtta. Yarın hepsini sergileyecek." Ertesi gün gerçekten de birden bire söküldü. Bütün şarkıların hareketlerini tıkır tıkır yaptı.
- Otele gidince tüm yemek düzenimiz alt üst oluyor. Yemekler çok güzeldi ama yediği tek şey et ve pilav oldu. O da azıcık. Meyve ve kahvaltı sıfırdı. Ben de karışım kahvaltı hazırladım, yedirdim.
- Yanımızda yabancı birileri varken sessiz durmayı yeğliyor ama yalnızsak hiç ama hiç susmuyor. Herşeyi, herkesi tek tek soruyor. Gördüğü herşeyi tanımlıyor hatta bizim esprilerimizi bile taklit ediyor.
Çok muzip bir çocuk.Büyüyünce çok eğlenceli bir çocuk olacak eminim.
Tatilden aklımda kalan bir dialog:
İlk gün oteli gezerken Serkan'la kendi aramızda konuşuyoruz.
Babası "Şurası Snack Bar herhalde" diyor ve fındıkkurdum hemen atlıyor:
-Hayıy baba, sinek değiiiiil öööömcek öömmcek (örümcek)!!!