2 Şubat 2012 Perşembe

Heidi ve Varyemez

4 ay 12 günlük kızce içeride uyuyor. Bir boy büyüğü, kızcenin erkek versiyonu ise kreşte. Geçenlerde anneme Çınar'ın 2,5 aylık fotoğrafını gösteriyorum. Annem "Irmak bu değil mi?" dedi.

Çınar'ın bebekliğini bilenler benzetiyorlar. Ben fotograflarına bakınca benzetiyorum sadece ama dudakları ve pörtlek bakışları benziyor.Özellikle korktukları zamanki o şaşkın bakışları var ya bebeklerin, işte o halleri.

Çınar kreşe alıştı. Mutlu gidiyor ve mutlu çıkıyor ve benim için de önemlisi bu. Geçen hafta ilk kreş hastalığımızı aldık ama neyse ki Irmoşa bulaştırmadan atlattık. Bulaşmasın diye bir o oda, bir bu oda koşturdum orası ayrı post konusu olur valla.
Geniz eti ameliyatından sonraki ilk hastalığımız çok kısa sürdü. 5 günde geçti. Çok garip geldi bana. O zamanlar 2 haftada ancak toparlanıyordu.

Selin'in doğumgününden- Zeynep ve Selin ile

Irmak 4 ay 12 günlükken gayet sosyal bir bebek oldu. Gözgöze gelmeyegör , sırıtmak için yer arıyor. Annem şöyle tanımlıyor :) "5 kuruşu varsa gülmeye vermiş."

2,5 aylıkken dönmeye başlamıştı Irmak. Tam dönemese de yan dönüyor arada bir tam dönebiliyordu ama elini kurtaramıyordu. Şimdi tam dönebiliyor ama hala elini kurtaramıyor.

4 ay civarında yaşanan o "sessizlik" dönemine henüz gelmedik. Hala hep konuşmaya çalışıyor. Belki de biz bu dönemi yaşamayız.  Her çocuk sessizlik dönemini geçirecek diye bir kaide yok. Ya da kısa süreli yaşamış ve ben farketmemiş olabilirim.

2.çocuk olmanın avantajlarını şöyle yaşıyor Irmak.
3 aydan sonra emerken duyduğu her sese dönmeye başladıklarında emmeleri biraz sekteye uğrar. Daha uzun süre emzirmeye çalışırsın çünkü sürekli kafasını çevirir.
Ama evde bol sesli bir abi varsa zaten sesle emmeye alıştığı için bu dönemi daha kolay atlatıyoruz. Yine renkli şeylere, yüksek seslelere dönüyor ama hemen memeye geri dönüyor. Özellikle de karnını  biraz doyurmuşsa.


Bunların dışında çıngırağıyla, mobilleri, yumuşak renkli hayvanlarıyla bayağı bayağı oynamaya başladı. Bu da onu uzun süre oyalıyor.
Ellerinden sonra ayaklarını keşfetti. Tam olarak tutamıyor ama yan yatarken yakalıyor.
Emerken ağzımla, burnumla oynuyor. Ben en çok bunu seviyorum.

Bir de bana en çok sorulan sorulardan biri: Konuşma ve dil gelişimi için neler yaptığım:
Hergün 1-2 kitap okuyorum ona. Aynı hecelerden oluşan kelimeleri sık sık tekrar ediyorum. (mama, baba, dede...)
Zaten bunları 7-8 aylar civarında baba, dede demek için değil de konuşma öncesi antreman olarak hece tekrarları şeklinde söyleyeceği için ona bir hazırlık oluyor aslında.

Her kitapta 4-5 kelime belirliyorum kendime. Hep onları tekrar ediyorum.
Çevresel sesleri, hayvan seslerini (tak tak, cik cik) sık sık tekrar ediyorum.
Aynı hecelerden oluşan şarkılar söylüyorum. Mesela bir çocuk şarkısını sadece -ma hecesini kullanarak söylüyorum.
Ben konuşurken ellerini ağzıma koyuyorum (ağız hareketlerimi farketmesi için).
Evdeki nesnelerin isimlerini sık tekrarlı söylüyorum.
Uyurken başına bebek müzikleri olan cd açıyorum hep alıcı dil gelişimi için hem de seste uyumaya alışsın diye.
Bir de en önemlisi evde sürekli ama sürekli hiç durmadan konuşan birileri -ki bu görünce çıldırdığı abisi- varken Irmoş sürekli uyarana maruz kalıyor.

10 yorum:

Itır dedi ki...

Sessizlik dönemini hiç duymamıştım, farkında da değilim yaşadık mı yaşamadık mı..Ama evin acayip gürültülü olduğu bir gerçek..Abilerine göre acayip çok uyaranla büyüyorlar, belki de bundan hep ikinciler daha uyanık oluyor diyorlar!

Sermin dedi ki...

Itırcığım
İnsan bilmeyince farkına varamıyor.4 ay civarında kısa bir dönem agular yerini sessizliğe bırakıyor, sonra çığlıklar başlıyor :) Gerçekten de uyaranları hayli fazla. Çınar'dan hatırlıyorum da ikimiz evde sessiz sessiz takılıyormuşuz.

AYÇA dedi ki...

Ayy ben yarın sizin mercimoslari yerim ama ya.
Sermincim uyumadın değil mı? Sabah kahvaltıya su böreği istiyorum ev yapımı ona göre :)

Sermin dedi ki...

onu yapıyorum zaten. o yüzden uyumadım. 5.katı açıyorum şimdi

AYÇA dedi ki...

:) 2 saat kaldı. Yemek için sabirsizlaniyorummmmm.

Tuğra'nın Annesi Emine dedi ki...

Ama bne onu yerim, nasıl bir tatlılıktır Allah'ım..Maşşallah maşşallah..İkinciyi mi yapsam diye düşünüyorum :))
Bu arada akşam akşam canım su böreği istedi. İyi kıskandırıyosunuz insanı :))

Sermin dedi ki...

yok zaten kardan dolayı yiyemedik ben sabaha kadar su böreği yaptım ;)
yap valla çok güzel birşey tavsiye ederim :)

elif ada dedi ki...

Kızçeye de bayıldım Çınar'a da. Nasıl güzel sohbet ediyor kızlarla. Bir görüşemedik be Serminciğim

Sermin dedi ki...

Öyle oldu Umurcuğum. Ama bu cmts görüşürz inşallah?????

Kermit'in Mutlu Dünyası dedi ki...

Maşallah doğunca da hemen büyüyorlar dimi:)üstelik bir değil 2 tane:)
bende 27 haftalık hamileyim:) ve heyecanla gelmesini bekliyorum. Kızım için baŞladığım blogumu umarım doğduktan sonrada devam ederim:) http://hamilelikteben.blogspot.com/