5 Haziran 2011 Pazar

Biz bir arkadaşa bakıp çıkacağız


Günler günleri devirdi. Yaz gelmedi, kış gitmedi, bahar ne güzel, ne yağmurlu derken günler geçti. 1 haftaya yakındır çok şükür hava çok güzel. Hafif esintimiz bile var.

Haftaya oyumuzu kullanmak için döneceğiz Ankara'ya. Hiç özlemedik desem!! Hiç gidesim yok desem!!
Doğal yumurtayı, taze sağılmış sütü, ağaçtan topladığımız meyveleri, sebzeleri özleyeceğiz. En çok da denizi ve doğayı tabii.





Çınar bronzluğu aştı karaoğlan oldu yine. Bu sene aman güneş kremi sürdüydüm, sürmediydim hiç sallamadım.
Yakınımda varsa sürdüm hem kendime hem ona. Hamilelikte olan güneş lekeleri için doktorum sıkı sıkı tembihlemişti oysa. Güneş kreminizi ihmal etmeyin!!!

Küçük bir kasabada olmanın huzurunun yanında hamile olarak burada olmanın sıkıntılarını yaşadım geçen hafta. Ufak bir rahatsızlık yaşadım, ne kadar aileme belli etmesem de korktum aslında. Ama ha diyince gidilmiyor ki Ankara'ya.
Önce hafifi bir kanama ardından 3 gün sonra tekrarlayınca panik oldum. 20 haftadan sonra bu tür şeyler normal değilmiş. Doktor bulamam diye endişe etmiştim ama burada tek bir muayenehane varmış.

Bebiş gayet sağlıklı dedi. Önemli birşey yok, yürüyüşü bırak dinlen dedi.
3 gün sonra tekrarlayınca Ankara'daki doktorum hemen gelmemi istedi. Sonra buradaki doktora, kendi doktorumun bakmasını istediği şeyleri söyledim. Bu sefer hastanede baktı bana ama orada da teknoloji yoksunluğundan pek verimli olmadı gibi geldi.



Neyse plasenta çekilmesi gibi bir terim kullandı tam adını hatırlayamadığım. Kendi doktorum birşey olmadığı konusunda ikna olunca kalmaya karar verdim.  Ama içim huzursuzdu birkaç gün. 
Şimdi mercimoşun tekmelerinin kesilmediğini görünce tekrar yürüyüşlere başladım.
2 hamileliğim de ne kadar farklı geçiyor birbirinden. Çok şaşırıyorum.
Burada bana en zor gelen kısımsa sıcakta varis çorabı giymek. Buradaki doktor illa giyeceksin dedi. İlerlerse bebeğe kan gitmezmiş. Çınar'da da olmuştu ama bu kadar değildi ve sonra geçmişti. Dileğim doğumdan sonra bacaklarımı terk etmeleri.




Burada Çınar sitenin külhanisi oldu. Aman ne laflar ne laflar.  Hepsinin hatırlayamıyorum ama bugün beni şaşırtan bir cümle ile kendime getirdi.
-Köpek ve sahibi deniz kenarında yürüyor dediğimde 
- Yürüyollar dedi.
-Evet köpek ve sahibi yürüyor dedim tekrar.
Suratını gayet ciddi yapıp, bir yandan da oyununa devam etti ve:
- Hayıl anne, yürüyol denmez yürüyollar denir. Çok onlaa çoook. dedi.

33 yaşında, 3 yaşında bir bacaksız tarafından gramer hatası yaptığım için uyarıldım, iyi mi!!

7 yorum:

Tuğra'nın Annesi Emine dedi ki...

Geçmiş olsun çok. Dr lar ne kadar iyi desede aklımızda hep soru işareti kalıyor, mercimoşunun sağlıklı olmasına, sorun olmamasına sevindim. O bilmiş ve akıllı bacaksızı da öpüyorum kocaman :)

ELÇİN'İN YERİ dedi ki...

Çokk geçmiş olsun Serminim

Sen asıl gramer hatalarından düzeltmeleri 2. doğduktan ve konuşmaya başladıktan sonra göreceksin :)

2 kuzucukla gramerin kitabını baştan yazacaksın gibi bu gidişle :)

Ve haftaya bende Ankaraya geliyorum .Umarım seni ve damadımı görebilirim

AYÇA dedi ki...

Özledik..... Bekliyoruuzzzz :)

Burcu dedi ki...

Yürüyüşlere bence başlama doktorun izin verene kadar, otur oturduğun yerde!! :)) Bir de, iyi ki seçim var :)

Naile dedi ki...

geçmiş olsun sermin. Seçim bahanesiyle de olsa Ankara'ya gitmen iyi bence, gitmişken kendi dr.na görünürsün.

sevgiler

Sermin dedi ki...

Eminecim sağol canım düzeldi sanırım herşey.Ankara'ya gidince göreceğiz bakalım.

Elçiiiin gerçekten mi??? çok sevindim. tamam canım hemen görüşeceğiz gelince. bu arada telefon no değişikliğimi sana bildirmiş miydim?

Sermin dedi ki...

Ayça, Burcu geldik valla, az kaldı kızlaaaar :)

Nailecim
haklısın bir bildiğin yol, bir de bildiği doktor . gerisini tanımam :)