13 Ağustos 2009 Perşembe

Tatilden döndük-2




Tatil güzelliklerle dolu geçti ve bitti. Giderken en büyük endişem havanın çok sıcak olmasından dolayı çocukların çok bunaltmasıydı. Ama hiç de öyle olmadı.
Hava süperdi. Hatta son 2 gün üşüyüp üstümüzü bile örttük.

Yolculuktan korkmuştum ama erken çıkıp yolun bir kısmını uykuda geçirince rahat ettik bayağı. Çınar hiç vızıklamadı sağolsun.

Otel de çok güzeldi ve şimdiye kadar kaldığım oteller içindeki en şahane, en lezzetli yemekleri yedik.

Çınar ve Arda yemeyeceklerse bile birbirlerine bakıp yemeklerini yediler. Aynı zamanda hep beraber sofraya oturmanın ve etrafta yemek yiyen bir sürü insan görmenin etkisi ise göz ardı edilemez.

Çocuğumun evde yalnız başına yemekten hoşlanmadığını tatilden sonra anladım ama ben de Çınar'a yemek yedirirken hayatta kendim yiyemem. Önce o doyacak sonra ben.





Arda ve Çınar'ın uyku saatleri denk gelmediği için genelde saat 4'e kadar yemekler dışında pek bir araya gelemedik.
O saatten sonra da havuz ve deniz arasında gittik, geldik.
Biz havuza çok fazla girmedik geçen sefer ki ishal vakasından dolayı. Deniz süper güzel ve temizdi ayrıca.





Arda ve Çınar beraber kova, kürek ve suyla oynadılar.
Çınar arada Arda'yı tokatladı, saçını çekti. Arda'da Çınar'ın elini çekti, büktü. Bööööyle karşılıklı pek sevgi dolu anlaştılar yani.
Oyuncak kavgası, suluk kavgası, ben de dondurma isterim kavgası ile geçti 5 gün.




Çınar'la kaçıncı tatilimiz bilmiyorum ama bildiğim birşey varsa o da şehir,mekan değişikliklerinde ilk etkilenen unsur uykumuz oluyor.

Tatil öncesi hafta uyku konusunda gayet güzel performans sergileyen Çınarişkom tatilde kaşıkla verdiklerini kepçeyle aldı.

Geceleri sık uyanmasından sanırım sabah 9.30'a kadar uyuyup bir de üstüne öğleden sonra 3,5-4 saat uyurken, Antalya'da sabah 6 'da cin gibi uykusunu almış şekilde hortladı ördeğim.
Aslında bu beni çok sarsmadı, iyi de oldu. Sabah erkenden kahvaltı edilip, serinlikte denize girildi.



Akşamları çocuları uyuttuktan sonra gece yarısına kadar Amerikan Konkeni oynayıp, sabah da erkenden kalkmak biraz zor gelse de çok keyifli vakit geçirdik.

Tatilden en çok akılda kalanlar ise Arda'nın çocuk diskosunda çılgınca dans etmesi, o sırada Çınar'ın donmuş bir şekilde ağzı açık dans edenleri, Arda'yı izlemesi (Arda gerçekten dans ediyor :))), Burcu ve ben havuz-deniz kenarında bebişlerin başını beklerken babaların su oyunları ile kendilerine alternatif eğlenceler yaratmaları oldu. Biz de arada çocuklar odada uyurken babaları nöbetçi bırakıp, kaydırak sefası yapmadık değil hani!!


Bir de Arda'nın döndükten sonra hastalanıp hastaneye yatması tabii. (Çoğu çocuk tatil dönüşü hasta olur teorisi yine doğrulandı malesef)





Çınar suya girmek dışında suyla oynamaktan da büyük keyif aldı. Suya girmediği zamanlarda kovasına ya da havuzuna su koyup kendi kendine oynaması bizi çok rahat ettirdi.






Antalya sonrası hem yolculuğu 2'ye bölmek hem de memleket ziyareti olsun diye Uşak'a uğradık 2 gün. Antalya'da gayet akıllı, uslu olan Çınar ise orada bambaşka bir kişiliğe bölünüp huysuz, herşeye vızıldayan ve çığlık atmayı öğrenmiş bir çocuk haline geldi.
Sanki içine başka bir çocuk girmiş gibiydi.


Nasıl utandım bu durumdan anlatamam. Bir süre, kontrolü kaybettiğimi düşündüm.
Ankara'ya gelince disiplin kampa sokup tekrar eski haline dönmesine kısmen de olsa vakıf olsam da istemediği durumlarda yere eğiliğ bağırma gibi bir alışkanlığımız oldu. Özellikle de kalabalık ortamlarda.


Anında görmezden gelip, başka şeyle ilgileniyorum (eğer babamız yoksa tabii. o kıyamıyor ki tartışmalarımızın en büyük sebebi bu. ama o da öğrenecek elbet bir gün.)


Bir de dışarıdayken o başka yöne ben başka yöne gitmek istediğim durumlarda aynı şekilde bağırıp ağlıyor. "Sen bilirsin" diyip ben gidiyorum. Bakıyor ki onunla ilgilenmiyorum, bıdı bıdı koşuyor arkamdan :)





Tatil dönüşü edindiklerimiz ise dinlenmiş bedenler, alınmış kilolar (anna, baba, çocuk 3'lüsü olarak), sabah 6 gibi uyanıp meme emdikten sonra tekrar 8'e kadar uyuma ve gece lambası ile uyuma alışkanlığı. Bunların dışında -ki en önemlisi ağlama-bağırma ikilisi ...


Velhasıl kelam tatil bitti ve biz sanki hiç gitmemişiz gibi eski hayatımıza alıştık bile.



Posted by Picasa

17 yorum:

ELÇİN dedi ki...

resimlere bayıldım...hele o ağzına

bu arada arda nasıl oldu sermincim merak ettim ?

ZeyNes dedi ki...

Merakla beklediğim tatil resimleri:) Kuzular çok büyümüş maşallah. Sermin ben de sana mail atacaktım biliyor musun Zeynep'te de çok benzer davranışlar var,ne yapacağımı şaşırıyorum bazen,hep böyle devam ederse diye paniğe kapıldığım anlar çok oluyor.Meşhur 2 yaşa yaklaşıyor olmanın sinyalleri mi bunlar acaba? Arda hastaneden çıkmıştır ve daha iyidir inşallah...

AYÇA dedi ki...

:) en çok cezbeden de şu konken olayınız oldu valla.Ben ki kağıt delisi okuyunca kıskandım valla :) E ee çocuk bu işte hemen huyları değişiyor.Demiri bilirsin o sessiz çocuk gitti haylaz bi çocuk geldi. Ama bunu sadece benim yanımda yapıyor görende ne sessiz diyor :)
Bi de o yemeden ben yiyemem demişsin katılıyorum.O doymadan ben ne kadar açsamda ağzıma bi lokma atamıyorum.
Ardacığımda inşallah bir an önce sağlığına kavuşurda herşey daha güzel olur.
Fotolor,siz,tatiliniz süpermiş.Allah ayırmasın.Öptüm.

edanik dedi ki...

saçlarına bayılıyorum oğluşunun...:)(nasıl kurutuyorsun bu saçları?:)
birde dudaklarına...resimler harika...

Burcu dedi ki...

Biz çıktık hastaneden, iyileştk şükür.. Canım arkadaşım, hem sen hem serkan hiç yalnız bırakmadınız bizi bu zor günlerimizde de, sizi çok seviyoruz ailecek. Tatil süperdi, onun hayaliyle yaşıyorum, çok eğlendik biz, şu amerikan konkeninin son kısmını da bitirelim bir ara. öperm..

Burcu dedi ki...

gerçekten çok güzel bir tatildi, tabiki serkan ve benim sayemde...
ama tatilin en güzel anısıi gece kağıt oynarken, burcu ve senin çirkefliklerinize dayanamayan çınarın uyurken ortamı terk etmesiydi :)

volkan
ardanın babası
burcunun eşi

Sermin dedi ki...

Elçin sağol cnm. Arda Burcu'nun da yazdığı üzere gayet iyiymiş çok şükür.

Sermin dedi ki...

Neslihan her davranışı ayrı ayrı analiz etmek lazım aslında. ne zaman ve niye yaptığını anlarsak daha kolay çözüm bulabilirsin. bana mail at hangi durumlarda ne yaptığını, snein karşılığında ne yaptığını, ona göre cevaplayım ama genel olarak özellikle beni kızdırmak istediği ya da reddetiği durumlarda görmezden geliyorum. bakmıyorum bile yokmuş gibi davranıyorum. kalabalık ortamlarda yaptığında başka bir odaya götürüp ağlamasının geçmesini yanında oturarak hiçbir şey söylemeden bekliyorum. sadece "sessiz olduğunda kucağaıma alacağım" diyorum. sonra en ufak bir sessizlik anını değerlendirip "sessiz durduğun için gelebilrisn" diyip tekrar ağlamasına fırsat vermeden hemen alııp odadan çıkıyoprum.
bazen de dikkatini başka yöne çekmek işe yarıyor. uykusuzluktan huysuzlandığı durumlarda özellikle.

Sermin dedi ki...

Ayça valla Demir'i yaramazlık yaparken hiiiiç düşünemiyorum.
madem kağıt seviyorsun bir akşam siz de gelin beraber oynayalım Burcu'lar falan.

Sermin dedi ki...

Edanik yazın gündüzse çok kurutmuyorum. Akşamları makineyle hemen kuruyor zaten. Babası yine saçlarının peşine düştü, kestireceğim diyor.
Herkes kız zannediyor yine.

Sermin dedi ki...

Burcucum canım dostluk böyle günler için değil mi? Çocuklar ve bizler hep iyi olalım aman, koşturmaca, yorgunluk gelip geçer.
İyileşmenize çok sevindim.
Konken için en kısa zamanda bekloooruz. yenelim şu gıcıkları.

Ayça dedi ki...

Arda ve Çınar, çok tatlısınız. Hep birlikte sağlıklı günleriniz olsun. Sermin yanaklara bakar mısın tombiş sıkmalık yani. Saçlar da karizma ;)

Sermin dedi ki...

ayçacım sağol cnm. tombişlik falan kalmadı rejim yapğtığı için. reismlerde öyle çıkıyor yakın çekince. :)

Nilsu'nun annesi dedi ki...

İkisi de çok farklı görünüyor... Ama merak ediyorum bu disiplin kampı konusunda bir planın var mı? Zira benim de en acilinden ihtiyacım olacak:)

Nilsu'nun annesi dedi ki...

İkisi de çok farklı görünüyor... Ama merak ediyorum bu disiplin kampı konusunda bir planın var mı? Zira benim de en acilinden ihtiyacım olacak:)

Nilsu'nun annesi dedi ki...

İkisi de çok farklı görünüyor... Ama merak ediyorum bu disiplin kampı konusunda bir planın var mı? Zira benim de en acilinden ihtiyacım olacak:)

Sermin dedi ki...

özlemcim ben en kısa zamand bununla ilgili bir yazı yazayım en iyisi. maille soran da çok oluyorç. bekleyin anacııııııııııım.