17 Şubat 2009 Salı

11 Aylık Oldum






Tam bir afacan oldu 11.ayın sonunda. Yaşımıza 1 kala arkadaşı Efe'nin annesinin tabiriyle "Duracell" modundayız. Pil hiç bitmiyor. Aksine sürekli kendini şarj edip, daha da enerji yüklü evi talan ediyor.
1 sn durmuyor yerinde. Kıpırdamaması için tek gereken eve bir yabancının, özellikle bir yetişkinin gelmesi.

Son 3-4 gündür kendini aştığını düşünüyorum. Özgürlüğün ne olduğunu tam anlamıyla keşfetti. İstediği gibi tutunuyor, kalkıyor, sıralıyor. Her yeri açıyor, karıştırıyor.

Belli özgürlük alanları var hiç kısıtlamadığım ama bununla birlikte sadece birkaç kez bakıp, keşfetmesine izin verip sonrasında dokunmasına izin vermediğim nice yerler var. Özellikle salondaki orta sehpanın üstündeki süsler. Milyon kere "hayır" dedim, o da milyon kere elini uzattı. Öğrenene kadar sınır koymaya devam diyorum.

15 gün önceki değerlendirmeme ek olarak beceri dağarcığımıza birkaç tane daha eklendi.

Sıralıyor. İlk başta tek yönlü olarak giderken şimdi iki tarafa birden sıralıyor. Tek elini bırakarak gitmeye çalışıyor şimdi.



Jargon dili geliştirdi. Kendince bir dili var. Belli şeylere, aynı kelimeleri kullanıyor. Özellikle ağzını açmadan bıgıı gibi birşey söylüyor. Ama buradaki önemli nokta ağzını açmadan söylemesi :) Bir de bidi bidi bidi gibi birşeyleri var sürekli söylediği.

Mama ve anneanneanneanne şeklinde anlamlı ifadelerimiz de var. Mamayı emmek için kullanıyor. Yemek yiyeceğini anladığı zaman ağzını şapırdatıyor.

Tam da ohh yemek sistemimiz düzene girdi derken şimdi de kahvaltıyı reddetmeye başladı. Karışım yaptım, başka kahvaltılar (özellikle Naile'nin verdiği tarif bizi 2 hafta kurtardı) denedim bir süre şapır şupur yiyip sonra istemiyor. Varsa yoksa peynir, su ve bebe bisküvisi. Şu aralar yeni tarifler peşindeyim.

Bir yaşa doğru yorgun be yorgunum. Sürekli Çınar'ın peşinde koşturuyorum.

Kahvaltı ardından uyut. O uyurken yemeğini pişir, ortalığı topla, tv de Ebru Şallı'yla pilates yap( Zayıflayacağım koydum kafama).

Uyanınca oyna, yemek yedir, banyo yaptır, emzir uyut. O arada akşam çorbasını hazırla, akşama kendimiz için yemek hazırla. Uyanınca meyve, yoğurt yedir. Oyna, oyna, kitap oku.

Akşam yemeğini yedir. Bu arada gelen babaya Çınar'ı devret. Onlar oynarken sofrayı hazırla.

Yemeğini ye ve hemen Çınar'ı uyut.

Ohhh! değilll.

Sofrayı topla, evi topla. Çınar yerlerde dolandığı için hergün yerleri sil.

Ohhhhh. Şimdi ohhh.

Bu arada yazdığım kitabın bilgisayara geçilmesi gereken müsvettelerini hazırlayıp Ya-Pa' ya yollamam lazım ama buna bir türlü vakit ayıramıyorum.

Bazen "işe başlasam mı?" diye düşünmeden edemeyip, ardından Çınar'dan ayrılamayacağımı hissedip vazgeçiyorum. Nereye kadar gidecek bakalım.

Özet: Yaşımıza doğru son gaz gidiyoruz.



Minik prenses Mira iyi ki doğmuşsun canımcım. İyi ki doğmuşsun da annenle tanışmışız.


Mira'nın doğumgününde "Dağılıııın leeeeyn, ben oynayacağım" pozu.

"Gap'ı gaptırmam" pozu.

21 yorum:

banu dedi ki...

Sermin'cim... Çok haklısın çalışmak bir dert ama çalışmamak daha bir dert... Hiç tatil günün yok. Sürekli aynı tempo - sevgi ölçütü değil bu - bunalmak son derece normal. Keşke haftada bir biri Çınar'a baksa ve sen de günü sadece kendine ayırabilsen.

Bu arada biz kahvaltı olayını her gün ayrı bir şey yaparak çözümledik. Cadım iki gün üst üste yemiyor aynı şeyi... Alternatiflerimiz:
- Çok tahıllı-pekmezli-balkabaklı-kurumeyveli vs'li muhallebiler (15 günde bir çeşitten 6 porsiyon kadar pişirip buzluğa atıyorum)
- Labneli, kaşarlı, b.peynirli omletler
- Kuru meyve/pekmez ve süt ile çırpılmış yumurta
- Üç beyazsız hamur işleri kitabından özellikle tahin pekmezli kurabiyeler süt ile ıslatıyorum (Pinik Kuş sitesinde bu tarifi vermişti... yapıp buzluğa atıyorum)
Birgun buzluktan muhallebili karışım, ertesi gün yumurtalı bir şey olarak bir yol çizdik...

Ben bunları daha önce de yazdım gibi geldi neyse... Yemek yememek deyince pek hassaslaşıyorum... Aman nazar değmesin güzel güzel yesinler..

Burcu dedi ki...

Banuya katılıyorum Sermincim, bir yardımcı tutsan aslında haftanın 1-2 günü bile gelse de kendine vakit ayırsan ne güzel olur.. Yoksa hafta sonları ben oğlumla başbaşa kalınca (babası bile olsa) çok yoruluyor ve bunalıyorum. Sanki birşeyleri kaçırıyorum dışarıdaki hayatta.. Bu kahvaltı konusunda da ben de değişiklik istiyorum ama sabahları bir yandan işe gitmek için hazırlanıyorum bir yandan Ardayla uğraşıyorum, o zamansızlıkta yeni şeyler türetmeye zamanım yok.. Bakıcımızı beklesek açlıktan ağlamaya başlıyor bu sefer Arda... Aslında şu dondurucu güzel fikir Banu'dan detayları öğreniyim ben..
Bu arada 11. ayınız da kutlu olsun.. Bu dönemler en zor zamanları, meraklı minikler kulübü kuralım!! :)

Mısır Patlağı :) dedi ki...

Canım benm Mama sandalyesindende firar etme pozisyonunda reimleri:)

Biz kaldırdık nazlı artık bizimle sandalyede oturuyor :) Yine çok tatlı İnan ev işleri hep aynı her daim bir koşturmaca Blog benm İçin iyi oluyır takılıyorum nefes alıyorum :) sevgiler.

Sermin dedi ki...

Banucum aklıma soktun kayınvalidemi ayarlayım haftada 1 gün gelsin. Ben de kendime özel öğrenci falan bulayım bari. Ama emiyor işte sıkıntımız da orda. Biberon almıyor kesinlikle. Öptüm

Sermin dedi ki...

Meraklı minikler klubü :)) Çook şirin. Bu minik adamlara habire yeni yiyecekler bulmak laızm çok çabuk sıkılıyorlar. büyüdüler de yemek seçiyorlar.

Sermin dedi ki...

Kübracım sandalyede rahat oturuyor mu ne güzel. düşmüyor mu? aferin ona. Blog işi güzel de bir de kocacıııma anlatabilsem. sinir oluyor bilgisayar başında oturunca.

Naile dedi ki...

Ay ben onun tombiş bacaklarını yerim, ilk fotoda nasıl da afacan çıkmış.

Hareketlilik konusunda Allah yardımcın olsun kardeş işte ben o olayı kaç aydır yaşıyorum :) aramıza hoşgeldin sen de :P

Ahh ahh yemek deme bana içim yanıyor, Erdem bazen akşama kadar neredeyse hiç bişey yemiyor. Balık yağına başladık iştah açar dedi doktor ama ı-ıh. Sabahları kahvaltıyı annelerde yapıyor benim vaktim yok hazırlamaya. Eğer çok acıkmışsa bisküvi veya muhallebi tarzi bişeyler yediriyorum veya elma pişirip yediriyorum. Sen de arada meyveli muhallebi tarzı şeyler yapabilirsin belki sever çınar efendi. İşin çok zor gerçekten ben de haftasonları çıldıracak gibi oluyorum bazen. Üstelik sen hergün çınarı yıkayıp evleri siliyor, yemek yapıyormuşsun. Evin işi bitmez bitmez.. Kızlara katılıyorum senin için en güzeli arada yardımcı.

Çok öpüyorum ikinizi de..

merve and burak dedi ki...

kesinlikle gunluk yapılan yorucu ama bı o kadarda tatlı seylerr...
her eve bı yardımcı lazımmm,acaba annelerimiz 2-3 cocukla nasıl basarıyolardııı??? :)

EbrUgur & Fatih dedi ki...

yaaa - bizde gectik bu yollardan, ama kesinlikle keyfini cikarin... zaman ilerleyecek - kanatlanip ucacaklar... bu arada, anneeesi ufaklik coook tatli - masallah - allah nazarlardan saklasin!

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

sermin
sen ya-pa'ya çocuk kitapları mı yazıyorsun? bana özelden mail atsana. ilgilendiğim bir konu da bu

Sermin dedi ki...

Nailecim Erdem'in kilosu iyi görünüyor aslında. Muhallebi denedim bu sabah. Balkabaklı yaptım süper lezztli oldu. ama yemedi. sevmiyor muhallebiyi çınar. bazen gece yatmadan önce de deniyorum. yok tatlıyı sevmiyor malesef. peynir zeytin idare ediyoruz artık.
öptüm

Sermin dedi ki...

Mervişcim annelerimiz oyuna çok vakit ayırmıyorlarmış bizim gibi. bir de genelde anneannelerimiz hep destekmiş onlara. şöyle yarım saat biri gelip de çınarla oynayınca bile nasıl rahatlıyorum bilsen.
haftada bir kadın geliyor ama ancak sokurdana sokurdana dağınıklıktan şikayet edip temizlik yapıyor. o gider gitmez eski düzenimizi alıyoruz hemen. :))

Sermin dedi ki...

Ebru hoşgeldin. Teşekkür ederiz senin bıdık da çok tatlı.
haklısın her anı, her yaşı başka güzel. acısını çıkarana kadar seviyorum onu.

Sermin dedi ki...

Hülyacım evet. Daha çok başka bir yayınevinden 5-6 yaş çocukları için kitaplarım çıktı. yeni serimi ya-pa ya verdim. mail adresini verir misin?

bilgen dedi ki...

ay bu minnoş nasıl bir şey yaaa. süpperr tatlı maşşallah. bizim ofisin yıldızı oldu onu bil yani. hiç dişlerinden bahsetmiyorsun canım. dişler ne alemde? egemen artık yaşında neredeyse herbişeyi yer olduydu. dişleri 6 aylıkken çıkmaya başladığından. şimdi de düşmek bilmiyor. yavrumun alt önler yenilendi sadece. üstler de sallana sallana sallanıyor.. yaşıtları yeni dişlerle gülüyor benimki dişsiz gibi artık törpülenmiş gibi erimiş vaziyette çizgi halinde:) dişleri varken emmesi de mesele yani:)..sevgiler.

Sermin dedi ki...

bilgencim dişimiz henüz 1 tanecik. ama yenisi geliyor sanırım, müthiş salyası akıyor. en son bugün büyük su damacanasına vantuz gibi yapışıp dişini kaşımaya çalışınca 2. dişin çıkacağına kanaat getirdim.egemencim öyle de tatlıdır be, tombik tombik. öpreim onu.

Eren Derin dedi ki...

Merhaba Sermin ;))
Iadeyi ziyarete geldik ;)
Yazdiklarini okuyunca sanki kendim yazmis gibi oldum :) Ayni seyleri yasamisiz, yasiyoruz gercekten.
Ben de sinir koymaya calisiyorum cok fazla hayir lafini kullanmadan, ama bir türlü kendimi dinletemiyorum. Yinede yapacagindan geri kalmiyor. Aksine gülüp kandirmaya calisiyor beni :)
Az biraz da olsa disiplin sart ;) Ama nasil??

Ayça dedi ki...

Yazını okurken evet ya aynısı dedim içimden. Ne çok iş yapıyoruz bizler. Mert yürümeye başladıktan sonra biraz daha rahatladım. Şimdilerde biraz daha iyiyiz. Aslında bebek daha hareketleniyor. Daha zorlaşıyor. Büyüdükçe küçük birer dağcılara benziyorlar. Her yere tırmanma, her deliğe girme, isteği... Anneyi daha çok peşinden koşturuyor. Ama bu arada bizler anneliğe alışıyoruz. İlk bebeklerin kaderi; bebekle birlikte annesi de anneliği keşfediyor. Bunun için heralde etrafımdaki herkes 2. çocuğunu daha rahat büyüttüğünü söylüyor. Ben iş konusunda şanslıydım. İş yerimden istediğim kadar izin aldım. Hazır hissetiğimde de işe başladım. Mert yürümeye başlamıştı. Bizler 6 yaşımızdan beri sabah evden çıkmaya alışmışız. Evde olmak, hep aynı işler mutsuz ediyor. Ev gezmesi, dışarı çıkma dersen bir iki üç nereye kadar... Yok yok çalışmak en iyisi. Hazır hissetme anne ve bebişi ile ilgili herkes için farklı bir süreç olduğunu düşünüyorum.

Sermin dedi ki...

Meltem sen de hoşgeldin :)
Sınır koymak lazım ki sınırlarla kurallarla dolu bir dünyaya geldiler. tabii bunu duygusal olarak zedelemeden yapmak lazım. sürekli tekrar ve açıklama ile bunu öğrenirler umarım. eren'i öptük

Sermin dedi ki...

Ayça haklısın, annenin hazır hissetmesi herke si.çin farklı bir süreç. ama sanırım ben hiçbir zaman hazır olamayacağım. yani en kısa 1 sene daha gibi görünüyor. belki de bakacak kimsemiz olmadığı içindir. anneanne veya babaanne bakacak olsaydı başlardım bu aralar.
2.çocuk da rahat mı olacağız? umarımmmm. o zaman en kısa zamanda 2.yi planlamak lazım :)
sevgiler

Nilsu'nun annesi dedi ki...

Ne kadar tanıdık:) Ama ben işe döndüğüm için 2 aydır bir şeyleri atlamaya ya da geçiştirmeye başladım mecburen. Çınar'a burdan sevgiler... Çok şeker görünüyor o mama sandalyesinin üstünde:)