23 Aralık 2008 Salı

Oyun ve Oyuncaklar



Sevgili Erdem'in annesi Naile'nin ve blogsuz birkaç taze anne arkadaşımın isteği üzerine Çınar'la ne tür oyunlar ve oyuncaklarla oynadığımız konusunda bir yazı hazırladım.

Oyun çocuğun işidir ve eğlenirken hem öğrenmesini sağlar hem de zihinsel, psikomotor, sosyal-duygusal, konuşma-dil gelişimi alanlarını destekler. Bu yüzden oyuncak seçiminde gelişimlerine katkıda bulunacaklar oyuncaklar seçmeli ve oyunlar oynamalıyız. Hazır oyuncakların yanında evde kendimiz de pek çok oyuncak üretebiliriz.




Çınar'la oyuncaklarımız: Şu aralar içiçe geçen kutular, sallabaş, yumuşak top, kendi kendine müzik çalan ayrıca tuşlarına basılan piyano, şekil tahtası, büyük küpler, hayvan ve taşıt sesleri bulunan müzikli oyuncak, ses çıkaran kitaplar, peluş oyuncaklar, üzerinde ses çıkaran hayvanlar bulunan, çek-bıraklı, hışır hışırlı aktivite çadırı, büyük resimleri bulunan kitaplar gün içerisinde vaktimizi geçirdiğimiz oyuncaklardan.


Oyunlarımız:
* Fasulyeleri mama sandalyesinin üzerine yayıyorum. Küçük, içi görünen cam bir kaseye tek tek tutup doldurma oynuyoruz. Hem kıskaç hareketiyle(baş-işaret-orta parmakla) tutma hem de el-göz koordinasyonunu destekleyen bu oyunda fasulyeyi tabağa koymadan önce "tabağın içine koy" yönergesiyle alıcı dil gelişimini desteklemiş oluyoruz. Yalnız yönergemi "tabağa koy" diye sınırlandırmıyorum. "içine" yi mutlaka ekliyorum. Böylece mekanda konum kavramlarını da duymuş oluyor.

* Sallabaşın halkalarını bağımsız çıkarabiliyor. Çıkardıktan sonra "bana ver" yönergesiyle vermesini istiyorum ama fiziksel destekle yapıyoruz. Elinden tutup verdikten sonra "aferiin bana verdin" diye geri dönüt verip peliştiriyorum. Kendi oynadığı zaman onları çıkarıp birbirine vuruyor. O zaman seslerini taklit ediyorum. "Tak tak, tık tık". Halkaları koluna takıp kolunu farketmesini sağlıyorum.(İnce motor becerileri ve el göz koordinasyonunu destekler.)

*İçiçe geçen kutuların hepsini çıkarıyor. Yine çıkardıktan sonra bana vermesini istiyorum. Sonra içiçe koyması için sırayla veriyorum ve elini yönlendiriyorum. Mekanda konum kavramlarını duyması için "içine koydun, dışarı çıkardın" gibi ifadeleri sık tekrarla kullanıyorum. .(İnce motor becerileri ve el göz koordinasyonunu destekler.)

* Büyük küpleri üstüste koyma oynuyoruz. ( Küplerin büyük olması (5*5) tutması ve üstüste koyunca durması açısından daha kolay. Aynı zamanda iki küpü birbirine vurma da çalışıyoruz.
* Karşılıklı top oynuyoruz.
* Yumuşak peluşa sarılma, sevme oynuyoruz. ( Dokunsal algı ve sosyal-duygusal gelişimi için yumuşak oyuncaklar önemli)
* Dokunsal algıya yönelik değişik dokuları olan nesnelere dokunuyoruz. Soğuk-sıcak, kaygan, tırtıklı, kadife, sert-yumuşak, ıslak-kuru)


* Konuşma-dil gelişimine yönelik ses taklitleri yapıyoruz.
Çevresel sesler (kapı sesi, yağmur sesi...), insan sesleri ( hapşu, öhö...), taşıt sesleri, hayvan sesleri vb sesler. Aynı sesleri sık tekrarlı olarak tekrar etmek ve hecelememek çok önemli. Aynı zamanda aynı hecelerden oluşan kelimeler -baba, dede, cici, popo....Bunları da hecelemeden sık tekrarlı kullanmak önemli. Çocuklara konuşma öğretirken asla kelimeler hecelenmemeli. Çünkü bu sefer doğrusunu o şekilde algılayabiliyorlar. Belki daha yavaş ve hecelerin üzerine basarak söylenebilir.
Ben Çınar'a aynı heceden oluşan şarkılar söylüyorum. Mesela minimini bir kuş şarkısının melodisini kullanarak ba ba ba heceleriyle ya da an-ne an-ne aaaaan-neeee diye şarkı söylüyorum.
*Bir leğenin içine su koyup bir oyuncak bebeği yıkama oyunu oynanıp 4-5 kelime seçilip, bunların üzerinde sık tekrarlı konuşulabilir. Ör. şıp şıp, su, bebek, cici, saç, banyo gibi.


*Peçete yırtma: El-göz koordinasyonu ve psikomotor beceri gelişimi için faydalı bir oyun. Çınar'ın favorilerinden. (Kontrollü oynanması lazım çünkü ilk boşlukta ağzına atıyor)

*Kaşıkla tepsiye, tabağa vurma: Olaylar arasında neden-sonuç ilişkisi kurma bu aylarda gelişen bir beceri olduğu için kendi hareketleriyle sonuçlarını karşılaştırmayı öğreniyorlar. Çınar'a metal bir tepsi ve kaşık veriyorum. Ona vurarak sesini dinliyor. Aynı zamanda işitsel algısını da destekliyor.
Nesneleri yukarıdan atıp seslerini dinlemek de bu dönemin en belirgin (8-12 ay) özelliklerinden olduğu için bu engelenmemelidir. Aynı zamanda neden-sonuç ilişkisi kurmayı da öğretiyor.

*Marakas sallama: Pet şişenin içine koyulan mısır, pirinç, fasulye gibi yiyecekler çok güzel ses çıkarıyorlar. Bunu göremeyeceği bir yerden sallıyorum ya da babasına sallattırıyorum. Sesin geldiği yöne bakmasını, sesi aramasını istiyorum. Aynı oyun ses çıkaran bir nesneyi bir örtünün altına saklayıp ona doğru gitmesi ve bulması şeklinde de çeşitlendirilebilir. Tabii emekleyen bebişler için.
* Bir poşet ya da karton kutuyu yan yatırıp içine, ip bağlanmış bir oyuncak koyup ipi çekme oyunu. Önce model olup ipi çekip, oyuncağın dışarı çıkmasını sağlıyoruz. Sonra geri içine koyup bebişimizin ipi çekmesini istiyoruz.
*Basit motor hareketleri taklit etme: El çırpma, bay bay yapma, burnunu tutma, kafasını sallama, gözlerini kırpma. Ayna karşısında oynandığında daha faydalı olur.
*Yüz-vücut kısımlarını keşfetmesi için ayna karşısında bunlara dokunarak isimlerini söyleme.Onun burnu ile kendi burnunuzu birleştirip ismini söyleme. Tüm vücut kısımları ile oynanabilir. "Benim, senin..." ifadelerini kullanılması alıcı dil gelişimini destekler.

*Ayna karşısında abartılı mimikler, ses oyunları yapıyorum. Ben değişik sesler çıkarırken elini dudaklarıma götürüyorum ki sesin nasıl çıktığını, dudaklarımızı nasıl şekillendirdiğimizi öğrensin.
Ayna çocuk gelişimde çok faydalı hem de çocukların çok eğlendiği bir nesne. Özellikle kendi başına yemek yemeye başladığında çocukları ayna karşısına oturtup yemek yemeye çalışırken kendilerini izlemek onlar için büyük bir haz. Aynı zamanda nasıl yaptıklarında yemeği döküyor, nasıl yediklerinde başarılı oluyor görmüş oluyorlar. ( Konuyla alakasız ama aklıma geldi yazayım dedim.)
*Şekil tahtasından şekilleri çıkarma: Üniveristedeyken ahşaptan yaptırdığım ama piyasada daha basitleri bulunan ahşap tahtanın üstünde daire, kare ve üçgen bulunan şekil tahtası. Bunları tutup çıkarma oynuyoruz.

*Müzik aletleri çalma: Darbuka, def, oyuncak piyano gibi aletler işitsel algı gelişimini destekler.

* Şekil kutusundan nesneleri (bul-tak kova) çıkarma ve içine koyma. Kapağı çıkan bir kovaya şimdilik üstündeki deliklerden değil de doğrudan kutuya doldurma şeklinde oynanır. Aynı şekilde boş bir kutuya koyulmuş mandalları çıkarma, kutuya koyma şeklinde de oynanabilir.

* Kitap okuma. Resimler hakkında konuşarak, basit ses taklitleri yaparak ( ağacın dalları fışır fışır ses çıkarıyormuş, çocuk kapıyı tak tak çalmış, saat tik-tak tik-tak çalınca uyanmış gibi) okuma, tek tek resimler hakkında konuşma alıcı-ifade edici dil gelişimini destekler. Basit kısa cümleler kurup, bebişin ilgi gösterdiği resim üzerinde daha uzun konuşulmalıdır.

* Fisher Price'ın aktivite masası ve şu oyuncaktan almayı düşünüyorum. İlla ki tüm oyuncaklar hazır alınacak diye bir kural olmamalı. Herkes artık materyallerden evinde çok güzel oyuncaklar yapabilir. Çok fazla oyuncağa karşıyım aslında.

Bir de mutlaka önüne bir tane oyuncak koyup, onunla oynaması sağlanmalı. Eğer birden fazla oyuncağı koyarsak, dikkatini uzun süre yönlendiremez. Hergün bir oyuncakla bir gün boyunca ya da sabah ayrı, öğleden sonra ayrı oyuncakla oynaması sağlabilir. Ayrıca önüne oyuncakları koyup hangisini istiyorsa onu alması sağlarsak, tercih yapma becerisinin gelişimini de desteklemiş oluruz.

Aklıma çok şey geliyor ama hepsini yazarsam çoook uzun sürecek.

Akıllı bebişlere iyi oyunlaaaar.

13 yorum:

aybike-eren dedi ki...

Canım harika bilgiler vermişsin çok teşekkür ederim.Bizde Hasan erenle kendimizce oyunlar oynuyoruz ,kitap okuyoruz ama çok yaratıcı fikirler var burada..
Tekrar teşekkürler..
sevgilerr

Sermin dedi ki...

İşinize yaradıysa ne mutlu bana. öptüm ereni

Burcu dedi ki...

Süper oldu bu bilgler Sermincim, Naileye böyle bir yazı yazmanı istediği için, sana da vakit ayırıp bilgilerini bizimle paylaştığın için çoook teşekkür ederim. Gerçekten güzel fikirler edindim sayende, hatta oyunların bazılarını da ne konuda gelişmesini sağlayacağını bilmeden zaten oynuyormuşuz, buna da sevindim ayrıca, boşa zaman kaybetmemişiz. Yeni yeni fikirler de edindim.. Çapkın bakışlı oğluşla tüm bu oyunları oynuyorsanız süpersiniz, yaşıtlarına göre sosyal-psikomotor-zihinsel olarak atak yapar öyleyse, maşallah minik ördeğe. Keşke ben de çocuk gelişimci olsaydım yaa... Tekrar sınava mı girsem ki?? :) Öptüm çok ikinizi de... Kocan nasıl oldu bu arada??

Naile dedi ki...

Sermin harikasın, ellerine sağlık çok teşekkür ederim. Çok güzel bilgiler öğrendim. Bazılarını oynuyordum ama eksiklerle birlikte. Mesela at-koy gibi direktifler veriyordum ama içine at demiyordum.

Çınar çok şanslı bir bebek.

sevgiler...

Sermin dedi ki...

Yok Burcucum bunların hepsini oynayamıyoruz. Bazılarını oynanabilecek oyunlar diye yazdım ama aklımda ben de oynayacağım. Serkan düzeldi çok şükür.

Sermin dedi ki...

Güle güle oynayın Nailecim. Öptük sizi.

merve and burak dedi ki...

süperrrrrrrrrrr..
artık hangi oyun hangi yetenegini ortaya çıkardığını biliorumm:)
Daha bilinçli oyunlar oynıycaz oğluşumlaa..
çok yararlı olduu, çok teşekkürlerrr.....

Limonlu Turta dedi ki...

Sermincim, ellerine sağlık. Çok faideli bir yazı olmuş. Ben blogumda bebek oyunları kitabından üç oyun seçip yazmıştım ve bebeklere oyunlar filan diye bir blog açsak nasıl olur? diye sormuştum. Hep beraber kotarır mıyız, sen ne dersin? Cıva Çınar'ımı ve seni öperiz.
ç.-s.

Oblomov dedi ki...

blogunuzun sessiz takipçilerindenim. doğumuna yaklaşık 10 hafta gibi bir süre kalmış benim için siz annelerin ve bebişlerinin blogları çok faydalı oluyor. bu yazının da çıktısını alıp sakladım. umarım çalışan bir anne adayı olarak bunları ben de yapabilirim.

Sermin dedi ki...

mervişcim oynayın tontişimle bol bol. oynasın daha da akıllı olsun. oyun onların gıdası şimdilik.

Sermin dedi ki...

Çiğdemcim yapalım güzel fikir.ben bilgilerimi mümkün olduğunca aktarırım. vall güzel fikir.

Sermin dedi ki...

Hoşgeldin Oblomov. Allah kurtarsın ve sağlıkla kucağına alırsın meleğini inşallah.Doğumdan sonra da bekleriz :))

defneyleyasamak dedi ki...

İlk foto süper...
Sevgiler,
Tugba