Hani tırnağının etle birleştiği yeri derin kesersin de tırnağın her etine değdiğinde canın yanar. Ne yanmadır o sızım sızım sızlar. Sonra tırnak yavaş yavaş uzar, acı günbegün hafifler.
Çınar'ımın kardeş sızısı da güngebün hafifliyor işte. Şu aralar daha dingin bir hayat sürüyoruz. Kısmen...
En azından Irmak'ın varlığını kabullendi. Yine ona her dokunuşu illa ki şiddet içeriyor. İlla kolunu, bacağını sıkıyor ya da o uyurken odaya girip uyansın diye bağırıyor. Sonra da" Yanlışlıkla oldu, özürdilerim" diyip suçunu bastırıyor.
Çınar, Irmak hasta olmadan 2 hafta önce viral enfeksiyon geçirmişti. Şimdilerde hala ve hala bu hastalığın uzantılarıyla uğraşıyoruz. O enfeksiyon orta kulak iltihabına döndü. Sonra ishal, ateş vb... İyileşti derken tekrarladı. Antibiyotiklerimiz hep ishale neden oldu, bitirmeden bıraktık.
Tekrar orta kulak iltihabı, tekrar kreşten viral enfeksiyon, tekrar ishal, tekrar ateş. Sonra kulakta sıvı birikmesi ve işitme kaybı. %70 sıvı dolu olduğu ve sıvı bir türlü gitmediği için sol kulağı çok az duyuyor.
Çınar'la konuşurken yaşlı bir dedeyle konuşuyor gibi bağırıyorum. O da anlamazsa bağıra bağıra "Neeeeeeee?" diyor :))) Günün yarısı "Ne dediiiin? "Bir daha söyleeeee" lerle geçiyor.
Bu arada geniz etimiz de iyice şişti mi tam oldu. Zaten tüm bunların sebebi geniz etimiz. Burnu tıkalı ve geceleri uyuyamıyor.
Sabaha kadar bir Çınar'a koş, tekrar uyut, bir Irmak'ı emzir, altını al, gazını çıkar, hıçkırdığı için tekrar emzir, tekrar gazını çıkar. Bu arada uzun bir süre geçtiği için tekrar Çınar uyanır ve tekrar onu uyut. Olsun, olsun.... Ben şikayetçi değilim. Onları her gördüğümde, kokularını her aldığımda yeniden doğmuş gibi oluyorum. İyi ki varlar.
![]() |
Fotograf: Özlem (Nilsu'lu Hayat) tarafından çekildi. Eline sağlık canımcım |
Çınar'ın bu hastalıkları dengemizi bozmuştu ki 10 gündür de arada birer gün mola veren ateş peydahlandı. Geçmedi bir türlü. En son damardan 3 doz antibiyotikle çareyi bulduk. Bu süre zarfında kalabalık yerlere girip yeni bir hastalık kapmayacak ki iyileşir iyileşmez geniz eti ameliyatı olacak ve kulaktaki sıvı için tüp takılacak. Bu hafta sonuna iyileşir diye umut ediyorduk ki şimdi de öksürük başladı. Sürekli ateşten dolayı kilot ve atletle yatıyordu. Ateşi düştüğünde üşüdü ve hastalandı sanırım.
Bu hastalık furyasından Irmak da 15 günlükken nasibini aldı. Burnu tıkandı. 10 gündür nefes alamıyordu. Yeni geçti. 15 günlük bir bebeğin hasta olması çok ama çok üzücü birşey. Minicik burun deliklerinden nefes alamaması uyuyamaması demekti.
Ufff yazarken yoruldum................
Neyse sanırım geçti. Şimdi hayırlısıyla Çınarişkomun ameliyatı kaldı. Kreşe gitmiyor. Sürekli evde olması beni çok zorladı. Bakıcımız yerine herşeyi benim yapmamı istemesi, emzirirken Irmak'ın yanına, kucağıma gelip akşama kadar yapışık olmamız dışında bugünlerde ev halimiz daha da süt liman.
Yok yok, 2. çocuğu düşünenler gözünüz korkmasın. Hayat eskisi kadar kolay değil ama o kadar da kötü değil.
Çok zor ama çok güzel.
Aşkın 1 iken 2 tane oluyor.
2 tane mis kokuyu içine çekiyorsun.
2 masum şey hayatının odağı oluyor.
Bu arada senin şaftın kayıyor ama olsun, yine de güzel.